Kitap Yazarı , Film Yönetmeni ve Oyun Yazarı Stephen King'in Bir Oyunu olan FEAR'ın İncelemesi İle karşınızdayız...
İlk Önce Şunu Belirtmeliyim Bu Yazı tamamen bana aittir Powered By Xander
Oyunu Bizzat kendim bitirdim ve sizler için inceleme yaptım bir kaç ekran görüntüsü ile de tamamen güzel bir hal aldı:
Sistem Gereksinimleri:
512 mb veya üstü Ram
256 mb veya Üzeri Ekran Kartı
İlk olarak herzaman cd aldıgım yere gittim 3 ytl karşılıgında tek dvd olan FEAR ı aldım:
2 gb ram 256 mb ekran kartı v.s özellikler sahip bilgisayarımını oyunu rahat kaldıracağını düşünüyordum ve tahmin ettiğim gibi oldu fakt ekran kartı daha yüksek olsaydı daha iyi olurdu
Oyunun yükleyip başladım ilk başlarda kan v.b olaylar yoktu birden önünüze çıkan askerler v.s sadece bunlar vardı ve bunlardan korkulurmu diyerek oyunun bırakmayı düşünürken ilk defa oyun karakterinin kendi beyninde oluşturdugu o hayali kişiliği gördüm üstünde kan kırmızısı elbise vardı ve tüyler ürperdici bir hali vardı. Onu gördükten sonra oyun iştahım açıldı aynı zamanda korkmaya başladım.
Her nesneye ayrı bir ses verilmesi adamların öldürdükten sonra çıkan kanların gerçekciliği gerçekten ürpertmişti beni.
Oyunun ortalarına doğru karşıma baya asker çıkmaya başladı yani ilk başlarda çıkan o korkunç karakteri özlemiştim.Ne yazık ki özlemez olaydım
Artık karşıma çıkıp üstüme doğru geliyor 1 şarjör ateş etmeme rağmen ölmüyordu ve birden kayboluncada ses efekti ile birlikte resmen oyun insanı psikopat yapıyordu.Oyunu ilk başlarda karanlık odada son ses oynarken sonlara doğru ışığı açmaya ve sesi kısmaya başlamıştım
3 hafta üst üste sadece hafta sonları oynadım bir ara gece rüyamda bile kan görüyordum.Bunun üzerine oyuna 1 hafta ara verdim sonra tekrar başladım.
Her bölümde ayrı bir heyecan ayrı bir aksiyon mevcut oyunda.Yani şunu söyleyebilirim ki oyundaki karakterimiz yerinde bir nevi siz oluyorsunuz.
Oyun Yapımcısı Stephen King oyunu oyle bir tasarlamış ki karakter sanki sizin bir parçanız...
Oyunun sonlarına doğru korkudan giremediğim odalar korkudan çıkamadığım merdivenler oldu mümkünse şu oyun bitede kurtulsam diyordum içimden bir ses ise bu oyun hiç bitmesin diyordu.
Ruhumu bi ikilemede bırakan bu oyun un sonlarında halk tabiriyle hayalat denilen duvarlardan çıkan ve sadece yönettiğimiz karakterin gördüğü yaratıklar çıktı karşıma bazen karakterimiz kendini oyundan soyutlayıp başka bir dünyaya götürüyordu kendisini burada simsiyah bir alan üstümüze karanlıkta gelen yüzü biçimsiz şekiller ile oyun dayanılmaz hale gelmişti.